Gümülcine, 8 Temmuz 2026.
ABTTF Başkanı: “Raporda azınlık haklarına yer verilmezken Batı Trakya Türk toplumunun maruz kaldığı sistematik hak ihlalleri ve ayrımcılık da maalesef görmezden gelinmiştir. ABTTF olarak rapora ilişkin hazırlayacağımız ve EEDA’ya sunacağımız yazılı görüşte, toplumumuzun eğitim ve dini özerkliğinin çeşitli yasa ve hükümet uygulamalarıyla pratikte ortadan kaldırılmasını, derneklerimizle ilgili AİHM kararlarının ülkemiz tarafından 18 yılı aşkın süredir ısrarla uygulanmamasını ve toplumumuzu hedef alan nefret söylemini ayrıntılı olarak dile getireceğiz.”
Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu (EEDA), 2025 yılında Yunanistan’da insan haklarının durumuna dair değerlendirmelerini içeren yılık raporunu yayımladı.
EEAD’nin 2025 yılık raporunda özellikle cezaevi koşulları, göç ve iltica politikaları, geri itmeler, nefret söylemi, hukukun üstünlüğü ve bağımsız kurumların güçlendirilmesi konularının Yunanistan açısından öncelikli insan hakları sorunları olmaya devam ettiği vurgulanıyor.
EEDA, 2025 yılında ırkçılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm, İslam karşıtlığı ve diğer nefret temelli ayrımcılık biçimlerinin demokratik toplum açısından ciddi tehdit oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekerek, nefret söyleminin siyasi söylemde, kamusal tartışmalarda ve sosyal medyada daha görünür hale geldiğini, özellikle mülteciler ve göçmenlere yönelik olumsuz söylemlerin ayrımcılığı normalleştirme ve nefret suçlarını teşvik etme riski taşıdığını belirtiyor. EEDA, nefret suçlarının etkin biçimde soruşturulması, mağdurların korunması, eğitim ve farkındalık çalışmalarının artırılması ve kamu kurumlarının ayrımcılıkla mücadelede daha aktif rol üstlenmesini öneriyor.
İnsan hakları savunucularının ve sivil toplum kuruluşlarının demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurları olduğunun altını çizen EEDA, bu kuruluşların kamu politikalarını izlediğini, ihlalleri belgelediğini, mağdurlara destek sağladığını ve uluslararası insan hakları mekanizmalarına bilgi sunduğunu ifade etti.
EEDA, bağımsız kurumların siyasi baskılardan uzak çalışmasının demokratik sistem açısından temel güvence olduğunu vurgulayarak, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcilerine yönelik Kamusal Katılıma Karşı Stratejik Davaların (SLAPPs) ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki oluşturduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ve Avrupa standartlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini dile getiriyor.
Konuyla ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “1998 yılında kanunla kurulan ve bağımsız danışma organı olan EEDA’nın 2025 yıllık raporunda ülkemiz Yunanistan’da insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanında yaşanan sorunlara ilişkin tespitlerini önemli buluyoruz. Ancak raporda azınlık haklarına yer verilmezken Batı Trakya Türk toplumunun maruz kaldığı sistematik hak ihlalleri ve ayrımcılık da maalesef görmezden gelinmiştir. ABTTF olarak rapora ilişkin hazırlayacağımız ve EEDA’ya sunacağımız yazılı görüşte, toplumumuzun eğitim ve dini özerkliğinin çeşitli yasa ve hükümet uygulamalarıyla pratikte ortadan kaldırılmasını, derneklerimizle ilgili AİHM kararlarının ülkemiz tarafından 18 yılı aşkın süredir ısrarla uygulanmamasını ve toplumumuzu hedef alan nefret söylemini ayrıntılı olarak dile getireceğiz.” dedi.
