Gümülcine, 23 Haziran 2026.
İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Azınlığa mensup iki öğrencinin İskeçe Azınlık İlkokulunun 1. sınıfına kayıtlarının engellenmesini Meclis gündemine taşıdı. Zeybek, ebeveynlerden birinin yabancı uyruklu olmasının çocukların Azınlık eğitimine erişimini engellemek için hukuki dayanak oluşturamayacağını vurguladı. Lozan Antlaşması, 694/1977 sayılı yasa ve Anayasa’nın açıkça ihlal edildiğini belirten Zeybek, Eğitim Bakanlığı’na bu uygulamanın hukuki gerekçesini sordu. “Azınlık hakları idari yorumlarla sınırlandırılamaz; çocukların eğitim hakkı keyfî uygulamalara teslim edilemez” dedi.
SORU ÖNERGESİ
Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı’na
Konu: “İskeçe’de Azınlığa mensup iki öğrencinin Azınlık İlkokulunun 1. sınıfına kayıtlarının engellenmesi kabul edilemez – Azınlık hakları, Lozan Antlaşması ve Anayasa açıkça ihlal edilmektedir”
Azınlık eğitimi, idarenin takdirine bırakılmış bir ayrıcalık değil; Lozan Antlaşması, azınlık okullarına ilişkin özel yasal düzenlemeler ve Anayasa’nın güvence altına aldığı temel haklardan doğan kurumsal bir haktır. Bu nedenle Azınlık eğitimi, hizmet makamlarının hukuki dayanağı bulunmayan yorumlarıyla sınırlandırılamaz.
Buna rağmen, velilerden gelen ciddi şikâyetlere göre, İskeçe’de yaşayan ve burada büyüyen Azınlığa mensup iki öğrencinin, yalnızca ebeveynlerinden birinin yabancı uyruklu olduğu gerekçesiyle İskeçe’deki bir Azınlık ilkokulunun 1. sınıfına kayıtları engellenmektedir.
Somut olarak, veliler tarafından aktarılan bilgilere göre, İskeçe İlköğretim Müdürü Sayın Evmorfia Stilianidu ile D.M.T. Eğitim Bölge Müdür yardımcısı Sayın Marigula Kosmidu, söz konusu iki öğrencinin kaydının yapılmasına engel olmaktadır. Bu husus, iki yetkili ile gerçekleştirdiğim telefon görüşmelerinde de teyit edilmiştir. Buna rağmen, söz konusu çocukların azınlık eğitiminden mahrum bırakılmasını haklı gösterecek açık, somut ve hukuken gerekçelendirilmiş herhangi bir dayanak sunulmamıştır.
Öğrencilerin ebeveynlerinden biri Azınlığa mensup olup Yunanistan vatandaşıdır. Diğer ebeveyn ise Müslüman inancına mensup olmakla birlikte yabancı uyrukludur. Çocuklar bölgede ikamet etmekte, Azınlığa mensup Yunanistan vatandaşıdır. Yerel toplumun bir parçasıdırlar ve B. Trakya’daki Azınlık eğitim gerçeğiyle doğrudan bağ içerisindedirler.
Eğer bu gerekçe gerçekten İdare tarafından ileri sürülüyorsa, bu durum yalnızca hukuken dayanaksız değil, aynı zamanda kurumsal bakımdan kabul edilemez ve siyaseten son derece tehlikelidir. Bu yaklaşım, çocukların Azınlık eğitimine erişimini aile kökenine ve ebeveynlerin statüsüne bağlayan keyfî ve ayrımcı bir koşul ortaya koymaktadır. Böyle bir koşul ne Lozan Antlaşması’nda ne 694/1977 sayılı yasada yer almakta, ne de Anayasa’nın güvence altına aldığı eşitlik ve eğitim hakkı ilkeleriyle bağdaşmaktadır.
Azınlık kimliği ve Azınlık eğitimine erişim hakkı, her iki ebeveynin de Yunanistan vatandaşı olup olmamasına ya da bir çocuğun aile yapısının herhangi bir idari makamın hoşuna gidip gitmemesine bağlanamaz.
Lozan Antlaşması, 40. ve 41. maddeleri ile 45. maddesinin Yunanistan’daki Azınlık bakımından uygulanması çerçevesinde, Azınlığın eğitim, dil ve din alanındaki haklarını güvence altına almaktadır. 40. madde, Azınlığa okullar ve
eğitim kurumları kurma, yönetme ve denetleme hakkı tanımakta; dilini kullanma ve dinini serbestçe yaşama özgürlüğünü güvenceye almaktadır. 41. madde, ilköğretimde gerekli kolaylıkların sağlanmasını öngörmektedir. 45. madde ise bu hakların Yunanistan tarafından, Yunanistan sınırları içindeki azınlık için tanındığını açıkça hükme bağlamaktadır.
694/1977 sayılı “Batı Trakya’daki Müslüman Azınlığın, Azınlık Okulları Hakkında” Kanun, Batı Trakya’daki Azınlık eğitiminin Lozan Antlaşması ve Azınlık okullarına ilişkin özel çerçeve tarafından düzenlendiğini açıkça belirtmektedir. Aynı yasa, “Azınlık”, “Azınlıkla ilgili” ve “Azınlık okulları” terimlerinin Batı Trakya’daki Azınlığa atıfta bulunduğunu ifade etmektedir. Ancak hiçbir yerde, bir çocuğun Azınlık okuluna kaydolabilmesi için her iki ebeveyninin de Yunanistan vatandaşı ya da Azınlık mensubu olması gerektiği belirtilmemektedir.
Yunanistan Anayasası’nın 4. maddesi, Yunanların yasa önünde eşitliğini güvence altına almaktadır. 5. madde, Yunanistan sınırları içinde bulunan herkesin milliyet, ırk, dil ve dini inanç ayrımı yapılmaksızın korunmasını güvence altına almaktadır. 13. madde, dini vicdan özgürlüğünün dokunulmazlığını güvence altına almakta; 16. madde ise eğitimin devletin temel görevi olduğunu ve tüm Yunanların ücretsiz eğitim hakkına sahip olduğunu hükme bağlamaktadır.
Dolayısıyla, sözkonusu iki çocuğun okul, yaş ya da ikamet bölgesiyle ilgili kriterleri karşılamadıkları için değil, İdare’nin ek ve mevcut olmayan bir aile kökeni kriteri icat ettiği izlenimi doğduğu için Azınlık eğitiminden dışlanmaları son derece ciddi bir konudur. Bu uygulama, eğer doğrulanırsa, basit bir hizmet hatası olarak görülemez. Bu durum, azınlık haklarının özüne yönelik doğrudan bir saldırı niteliği taşır.
Daha da kaygı verici olan husus, söz konusu olayın münferit bir vaka olarak görünmemesidir. Bu olay, son yıllarda Azınlık eğitimini fiilen sınırlayan, zayıflatan veya tartışmaya açan bir dizi karar, müdahale ve idari yorumun devamı niteliğindedir. Yeterli öğrenci sayısı bulunmasına rağmen kapalı tutulan Azınlık okulları, Okul Encümen Heyetlerinin rolünün sorgulanması, Azınlık okul binalarının kaderine terk edilmesi ve şimdi de çocukların kayıtlarının engellenmesi.
Daha önceki parlamenter girişimlerimde, Mizanlı (Παλιός Ζυγός) Azınlık İlkokulu’nun yeniden açılması konusu da gündeme getirilmiştir. Bu konuda İskeçe İlköğretim Müdürlüğü’nün haksız ve duyarsız olarak nitelendirilen bir tutum izlediği ifade edilmiştir. Aynı şekilde, Azınlık eğitiminin güvence altına alınması ve Okul Encümen Heyetlerinin rolünün korunması konusu da Meclis gündemine taşınmıştır.
Hükümet, bir yandan uluslararası alanda Azınlık eğitimini koruduğunu iddia ederken, diğer yandan idari makamların hiçbir açık hukuki temeli bulunmayan gerekçelerle çocukları bu eğitimden dışlamasına izin veremez. Azınlık haklarının korunması açıklamalarda değil, uygulamada, okul kapısında, bir velinin çocuğunu kaydettirmek istediği anda ölçülür.
Azınlıkla bağı bulunan çocukların, ebeveynlerden birinin yabancı uyruklu olması gerekçesiyle kayıtlarının reddedilmesi tehlikeli bir emsal yaratmaktadır. Yarın aynı keyfî mantıkla, Azınlığa mensup olan başka çocukların da Azınlık eğitimine erişimi engellenebilir. Çocukların hakları, idarenin dar bürokratik kalıplarına ve hukuki dayanaktan yoksun yorumlarına teslim edilemez. Bu hukuk devleti değildir, bu, Azınlık çocuklarını eğitim hakkından dışlayan açık bir idari uygulamadır.
Yukarıda belirtilenler doğrultusunda, yetkili Bakana sorulur:
1. Eğitim Bakanlığı, İskeçe’deki bir Azınlık ilkokulunun 1. sınıfına iki öğrencinin kaydının yapılmaması olayından haberdar mıdır?
2. Söz konusu öğrencilerin kayıtlarının engellenmesi için İskeçe İlköğretim Müdürlüğü ya da Doğu Makedonya-Trakya Eğitim Bölge Müdürlüğü tarafından yazılı veya sözlü bir talimat verilmiş midir? Eğer verilmişse, bunun açık hukuki dayanağı nedir?
3. Bir çocuğun Azınlık ilkokuluna kaydı için her iki ebeveyninin de Yunanistan vatandaşı ya da Azınlık mensubu olmasını zorunlu kılan herhangi bir yasa hükmü, bakanlık kararı, genelge veya idari talimat mevcut mudur? Eğer mevcutsa, derhal Meclis’e sunulacak mıdır?
4. Böyle bir hüküm mevcut değilse, İdare hangi hakla yürürlükteki hukuki çerçevede öngörülmeyen koşullar ekleyerek iki çocuğu azınlık eğitiminden dışlamaktadır?
5. Bakanlık, ebeveynlerden birinin yabancı uyruklu olması gerekçesiyle çocukların kaydının reddedilmesini Lozan Antlaşması’nın 40, 41 ve 45. maddeleriyle ve Azınlık eğitimine ilişkin özel statüyle bağdaşır bulmakta mıdır?
6. Bakanlık, bu uygulamanın Anayasa’nın 4, 5, 13 ve 16. Maddeleriyle, özellikle eşitlik, din özgürlüğü, ayrımcılık yasağı ve eğitime erişim hakkı bakımından bağdaştığını düşünmekte midir?
7. Bakan, velilerin istemesi ve genel yaş ile ikamet bölgesi kriterlerinin karşılanması halinde, söz konusu iki öğrencinin Azınlık ilkokuluna kaydedilmesi için derhal müdahale etmeyi düşünüyor mu?
8. İskeçe İlköğretim Müdürlüğü Müdürü Sayın Evmorfia Stilianidu ile Doğu Makedonya-Trakya Eğitim Bölge Müdürlüğü Yardımcısı Sayın Marigula Kosmidu, bu dışlamanın gerekçesi ve hukuki dayanağı hakkında açıklama istenecek midir?
9. Bakanlık, Azınlığa mensup çocukların azınlık eğitimine erişim hakkını sınırlayan keyfî yorumların tekrarlanmaması için ilgili tüm Eğitim Müdürlüklerine derhal açık bir genelge yayımlamayı düşünüyor mu?
10. Bakanlık, Azınlık eğitiminin güvence altına alınmasına ilişkin siyasi sorumluluğu üstlenmekte midir, yoksa hizmet makamlarının uluslararası antlaşmaları, yasaları ve anayasal hakları diledikleri gibi yorumlamalarına izin vermeye devam mı edecektir?
İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek
