Gümülcine, 19 Haziran 2026.
İskeçe Çınar Camii davasında yargılanan azınlık mensupları ortak açıklama yaptı. Açıklamada mücadelenin hukuki yollardan sürdürüleceği belirtildi.
Ortak açıklamanın tamamı ise şöyle:
ORTAK AÇIKLAMA
İskeçe Çınar Camii’nde 11 Ekim 2024 tarihinde yaşanan olaylarla ilgili olarak yargılandığımız davanın 18 Haziran 2026 tarihinde görülen duruşmasında mahkeme tarafından her birimiz hakkında para cezasına çevrilen 17 ay hapis cezası verilmiştir.
Öncelikle dava sürecinin başından bu yana bizleri yalnız bırakmayan, desteklerini ve dayanışmalarını her fırsatta ortaya koyan tüm soydaşlarımıza, dostlarımıza, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kuruluna ve üyelerine, azınlığımızın kurum ve kuruluşlarına, siyasetçilerimize, yerel yöneticilerimize, basın mensuplarına, savunma avukatlarımıza ve bizlerle dayanışma içerisinde olan herkese en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bu süreç boyunca ortaya konulan birlik ve beraberlik, meselenin yalnızca dört kişinin yargılanmasından ibaret olmadığını, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özgürlükleri, kurumlarına sahip çıkma iradesi ve demokratik haklarıyla doğrudan ilgili olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Dava boyunca ifade ettiğimiz gibi, İskeçe Çınar Camii’nde yaşananlar münferit bir olay olarak değerlendirilemez. Bu olay, Batı Trakya Türk Azınlığının kırk yılı aşkın süredir çözüme kavuşturulamayan müftülük meselesi nedeniyle biriken rahatsızlığının ve toplumumuzun iradesine duyduğu sahiplenmenin bir yansımasıdır.
Olay günü hiçbir şekilde hakaret, şiddet veya zor kullanma eyleminde bulunmadığımızı, tepkimizi demokratik ve barışçıl yöntemlerle ortaya koyduğumuzu mahkeme sürecinin her aşamasında dile getirdik. Buna rağmen verilen mahkûmiyet kararını üzüntüyle karşılıyoruz.
Bizler, sergilediğimiz duruş ve ortaya koyduğumuz tavırla Batı Trakya Türk Azınlığının vicdanında karşılık bulan bir iradeyi yansıttığımıza inanıyoruz. Bu inancımızı bugün de kararlılıkla koruyoruz.
Bununla birlikte, hukuka ve adalete olan inancımızı koruyoruz. Verilen karara karşı yasal haklarımızı kullanacak, dosyayı bir üst mahkemeye taşıyacak ve haklılığımıza olan inançla mücadelemizi hukuk çerçevesinde sürdürmeye devam edeceğiz.
Temennimiz, bu davanın yalnızca bir yargılama süreci olarak görülmemesi, aynı zamanda Batı Trakya Türk Azınlığının uzun yıllardır çözüm bekleyen müftülük meselesinin yeniden ve samimi bir şekilde ele alınmasına vesile olmasıdır. Kalıcı çözümün, toplumumuzun iradesine, dini özgürlüklere ve demokratik değerlere saygı temelinde mümkün olduğuna inanıyoruz.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağduyulu, sorumlu ve demokratik bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz. Haklılığımıza olan inancımız tamdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hüseyin BALTACI
Ozan AHMETOĞLU
Bahri BELÇO
Murat KÖSE
