Gümülcine, 13.01.2025
Ortakyaşam, ortakyaşarlık ya da simbiyoz, iki canlının tek bir organizma gibi birbirleriyle yardımlaşarak bir arada yaşamalarıdır. Başka türden, cinsten, ırktan, dinden, ... vs. iki canlının dengeli ve sıkı bir iş birliği ile birbirinden yararlanarak yaşamaları durumu.
Simbiyoz aslında biyoloji bilimi alanından bir terimdir, fakat toplumsal boyutta kullanımı da yaygındır. Canlılar, birlikte ve birbirine bağımlı olarak ortak bir çevrede yaşarken, bazen birbirlerini yarar sağlama ya da zarar verme yönüyle etkileyebilirler. Örneğin, toplum yaşantısına simbiyotik yaşam anlayışıyla göz atılırsa; bir başkası üzerinden geçinenler, bir başkasının gölgesine sığınanlar, kendini kullandıranlar ve tek taraflı ya da karşılıklı çıkar gözeterek iş ortaklığı peşinde olanlar olduğu gözlemlenebilir. Sonuç olarak, toplumsal simbiyoz ya da toplumdaki simbiyotik ilişkiler içerisinde tanımlanabilecek davranışlar, tıpkı biyoloji alanında olduğu gibi, işbirlikçiler, sığıntılar ve asalaklar olarak üç faklı tipte olabilir. Bu bağlamda karşılıklı çıkar ilişkisi içerisinde hareket etme (işbirlikçilik), başkasının gölgesi (sığıntıcılık) ya da sırtından geçinme (asalaklık) gibi simbiyotik özellikler gösteren ilişkiler/davranışlar söz konusudur...
Batı Trakya bağlamında toplumsal simbiyoz ya da simbiyotik yaşamda neler göze çarpmaktadır? Öncelikle, iki farklı, etnik, dinsel, dilsel toplumun, Türk ve Yunan halklarının birlikte yaşamı söz konusudur.
Toplumsal simbiyotik ilişki türleri; mutualism, kommensalizm ve parazitizm kapsamında Batı Trakya’ya bakmak belki de toplumsal değer yargılarını biraz sarsabilir. Mutualism, karşılıklı çıkar ilişkilerine dayanmaktadır, bu nedenle iş birliği içinde yaşam söz konusudur. Kommensalizmde taraflardan biri yarar sağlarken, diğeri bu ilişkiden etkilenmez. Sığınma, eklemlenme durumu denebilir. Parazitizm ise taraflardan birinin yarar sağlarken, diğerinin zarar görmesidir. Yarar sağlayan parazit; zarar gören ise konak olarak adlandırılır. Bu tür simbiyotik ilişkide parazit, konağa bağımlı olarak yaşar ve konağa göre daha küçük ve güçsüzdür. Ancak parazitler, yine de konağa zarar verir, sömürür.
Batı Trakya’nın toplumsal simbiyozu Türk ve Yunan halkları olarak değerlendirilirse, mutualism, kommensalizm ve parazitizm simbiyotik ilişki türleri nasıl açıklanabilir?
Türk halkı içerisindeki toplumsal simbiyotik ilişkiler değerlendirildiğinde, nasıl bir toplum modeliyle karşı karşıya kalınabilir?
Batı Trakya’da toplumsal simbiyoz, yoruma çok açıktır, iyi analiz ve değerlendirmeyle, ortak yaşam modelinin üç farklı türünün de rahatlıkla tespiti mümkündür...
Pervin Hayrullah
