Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif: "Müftüyü halkın seçmesi lazım!"

    reklam desktop 1

    Previous Next

    Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif: "Müftüyü halkın seçmesi lazım!"

    Din görevlileri bugün  (06.09.2018) Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde toplanarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin kabul edilebilir olmadığını belirttiler. Toplantıya, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif’in, “Müftülükler tamamen tahakküm altına girmektedir. Müftülük baskı altında tutulamaz.” Sözleri damgasını vurdu.

    Konuyla ilgili olarak Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, Gümülcine S. Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet ve Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Ercan Ahmet’in katılımıyla bir toplantı düzenlendi. Toplantıya çok sayıda din görevlisi katıldı.

    Müftülüğün yasal sürecini anlatan ve kendisini Rodop ilindeki 120 camide yapılan seçimle halkın seçtiğini ve 1990’dan bu yana bu göreve devam ettiklerini belirten Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, “Yılbaşından bu yana Müftülük için kararlar açıklandı ve tartışmaya açıldı. Ancak burada Müftülerden hiç bahsedilmiyor. Müftülüğün mührü ortasına haç koyularak değiştiriliyor. Müftülükteki konuşmalar, yazışmalar Yunanca olmaktadır. Bir Müslüman genel sekreter getiriliyor ki Yunan üniversitesi mezunu olma ve yedi yıl avukat olma şartları var. Personelden kaç tanesi Müslüman olacak belli değil” ifadelerini kullandı.

    Azınlık hukukçularının toplantısında bu tasarının kabul edilemez olduğuna karar verildiğini, milletvekillerinin devletin din işlerine karışmaması gerektiği yönünde görüş bildirdiklerini belirten İbrahim Şerif, Gümülcine ve İskeçe S. Müftüleri olarak şu kararı aldıklarını belirtti:

    “Biz, din adamları olarak bu konuyu kabul edemeyiz ki müftülükler tamamen tahakküm altına girmektedir. Müftülük baskı altında tutulamaz. Müftülüğün anlaşmalardan doğan haklarımıza uygun bir şekilde olması lazım. Müftüyü halkın seçmesi lazım. Halk seçmiyorsa din adamları seçmesi lazım, mütevelliler seçmesi lazım; en azından Bulgaristan’da olduğu gibi. “Ben tayin ettim, oldu”, 33 yıldan beri olmadığına hepiniz şahitsiniz. Azınlık kabul etmedi ki bundan sonra da kabul etmeyeceğiz. Onlar yoluna biz de yolumuza. Biz, burada demokratik bir hak kullanıyoruz. Sözümüze itibar edilip edilmeyeceğini bilmiyoruz. Biz, buna Azınlık olarak topyekün karşıyız. Azınlıkla diyalog içinde, Azınlığın kabul edeceği bir düzen ve ikili anlaşmalar ile Lozan’dan doğan haklar çerçevesinde bir müftülük istiyoruz.”

    Please publish modules in offcanvas position.