Muharrem İnce: “Ege’nin iki yakası bir araya gelmeden bu iki ülkenin yakası bir araya gelmez!”

    Previous Next

    Muharrem İnce: “Ege’nin iki yakası bir araya gelmeden bu iki ülkenin yakası bir araya gelmez!”

    Türkiye’de Cumhurbaşkanı adaylarından Muharrem İnce, 31 Mayıs 2018 Perşembe günü Gümülcine’ye çok kısa bir ziyaret gerçekleştirdi. İnce, T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu’nu, Gümülcine Türk Gençler Birliği’ni, Çukur Kahve’yi, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’ni ziyaret etti. İnce son olarak Dr. Sadık Ahmet’in kabrine giderek dua etti. İnce’nin Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nde söylediği, “Ege’nin iki yakası bir araya gelmeden bu iki ülkenin yakası bir araya gelmez,” Sözleri damgasını vurdu.

    Muharrem İnce’ye; Bilecik Milletvekili ve TBMM Bakanvekili Yaşar Tüzün, İstanbul Milletvekili CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, İzmir Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Mümin Durmuş, İzmir eski Baro Başkanı Aydın Özcan, Balıkesir Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, v.d. eşlik ettiler.

    Gümülcine Türk Gençler Birliği’ndeki toplantıya ayrıca; DEB Partisi Başkan V. Ahmet Kara, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Ercan Ahmet, Güney Meriç Derneği Başkanı Bekir Mustafaoğlu, Büyük Müsellim Kültür ve Folklor Derneği Başkanı Naim Kazım, Sabık milletvekili Galip Galip, Gümülcine Türk Gençler Birliği Y.K. üyesi Taha Hüseyinoğlu v.d. kişiler katıldı.

    İLKEMİZ, YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ

    İnce, Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde soydaşlara hitaben çok kısa bir konuşma yaptı. “24 Haziran’da Türkiye’de bir seçim yaşayacağız. Önemli bir seçim bu. Ben, Allah’ın izni, milletin desteğiyle kazanacağıma inanıyorum. Görüntü öyle.”dedi ve şöyle  devam ettirdi: “Türkiye’de yaptığımız propagandalarda söylediğimiz şu: İlkemiz, yurtta barış, dünyada barış; Türkiye’de barış, bölgede barış. Zaten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarken dış politikasının prensibi buydu. Yani, diyoruz ki, Türkiye kendi içinde barışsın, Türkiye komşularıyla barışsın, bölgesinde barışsın, dünyada barış olsun.

    1934’TE VENİZELOS, ATATÜRK’Ü NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NE ADAY GÖSTERDİ

    1923 ‘te Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra, Sadabad Paktı’nı imzaladı. Balkan Paktı’nı imzaladı. Sadabad Paktı, doğuda İran ve Afganistan’la birlikte imzaladı. Batıda Yunanistan , Yugoslavya ve Romanya ile birlikte Balkan Paktı’nı imzaladılar. Bir barış denizine dönüştürmek istediler bölgeyi. Unutmayalım 1934’te Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi. Türkiye’nin ve bölgenin buna yeniden ihtiyacı var. Türkiye’nin kendi içinde de barışmaya, ekonomisini büyütmeye, adil bölüşmeye ihtiyacı var.

    "Sen niye geldin buraya ” diyenlere sesleniyorum. Ben, ailesi mübadeleyle Drama’dan Türkiye’ye gitmiş, asıl kökeni ise Tanrı Dağı Yörüklerinden olan bir ailenin çocuğuyum. Oradan gelmeyiz. Ailemiz bir süre bu topraklarda yaşamış, sonra Yalova’ya, Türkiye’ye gitmişiz. Gönül bağımız var. Dertleşmek istedik. Başka bir niyetimiz yok.

    İnce konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Başka bir ülkenin, Yunanistan’ın vatandaşısınız. Siz, vatandaşı olduğunuz ülkeye vergi veriyorsunuz. Buranın kalkınması için çalışıyorsunuz, buna hiçbir itirazımız yok, doğrusu da budur. Sadece kimliklerinizi korumak hakkınız, onu savunmak hakkınız; dünyanın her yerinde böyledir, Türkiye’de böyledir, Yunanistan’da, Almanya’da Fransa’da böyledir.

    Sizlerle dertleşmek istedik. Buradan Kırcaali’ye gideceğiz. Kırcaali’de iftara katılacağız ve geriye döneceğiz.

    İKİ YIL İÇERİSİNDE, TÜRKİYE’DE OKUYAN HİÇBİR ÇOCUĞUN TARİKAT YURTLARINA İHTİYACI KALMAYACAK.

    Sizlerin en büyük sorunlarından Türkiye’de okuyan çocuklarınızın barınma sorunu olduğunu biliyorum. Ama, Türkiye’de verdiğim bir söz var. Türkiye’nin üniversitelerinde liselerinde okuyan öğrencilerimize verdiğim söz şu ki sizin de bilmenizi istiyorum: İki yıl içerisinde, Türkiye’de okuyan hiçbir çocuğun tarikat yurtlarına ihtiyacı kalmayacak. Türkiye Cumhuriyeti çocuklarını barındıracak güce sahiptir. Asla o çocukları ortalıkta bırakmayacağız. Asla öğrencilerimizi, ne idü belirsiz insanların eline düşürmeyeceğiz.

    Ben hepinize katıldığınız için teşekkür ediyorum. Buradaki kardeşlerimize, soydaşlarımıza kolaylıklar diliyorum; Ramazanınızı kutluyorum, Bayramınızı şimdiden kutluyorum. Sandıkta da hemşerinizi unutmazsanız,  tabii ki sevinirim.”

    Ziyaretin devamında da Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’ne geçen İnce ve heyeti, burada Başkan Aydın Ahmet ve öğretmenler tarafından karşılandı.  “Sayın Hemşerim. Sizi ve kıymetli heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Ata topraklarına, Batı Trakya’ya ve Birliğimize hoş geldiniz.” diye hitap eden Aydın Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin tarihçesini şöyle anlattı:

    "Birliğimiz, 1936 yılında Rodop-Meriç Türk Öğretmenler Birliği olarak kurulmuştur. 1951 Kültür Anlaşması’na göre buradan  öğretmen adayları Türkiye'ye gitmiş ve bunlar 1960’lı yılların başında Batı Trakya'ya dönmüştür. Bütün Batı Trakya coğrafyasından öğretmenler bulunduğu için, 1966 yılında Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği ismini değiştirme ihtiyacı hissedilmiş ve  Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği olarak tekrar faaliyetlerine başlamıştır.  Birlik,  II. Dünya Savaşı sırasında bir dönem faaliyetlerine ara vermiştir. 1967’de Cunta yönetimi gelince okullarımızın Türkçe tabelaları indirilmiştir. Cunta gitmiş olsa bile, 1983’te bunun kalıntısı düşünceler, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği kelimelerinden rahatsız olmuşlar, mahkeme kararıyla cebren tabelamız indirilmiştir. 1987’de Yargıtay da bunu onaylayınca resmiyetimizi kaybedilmiştir.  Anayasa’nın 5. ve 11. Maddelerine istinaden burada toplanma hakkını kullanıp faaliyetlerimize devam ediyoruz.”

    BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞINA AİT 129 İLKOKULUMUZ VAR. AMA SON ON YI İÇERİSİNDE 60 İLKOKULUMUZU KAYBETTİK. ÖĞREN SAYISININ AZLIĞI BAHANE EDİLEREK BU OKULLAR KAPATILDI.

    Aydın Ahmet, konuşmasının son bölümünde de, “Faal üye sayımız 500 civarındadır. Genç üyelerimiz var.  Bizim amacımız fakülte mezunlarımızın ilkokullarımızda görev yapmalarıdır. Maalesef Yunanista , Türkiye fakülte çıkışlı öğretmen adaylarımıza ilkokullarda çalışma fırsatı vermiyor. İki lisemiz mevcut. Bir tanesi 1952’de kurulan Celal Bayar Lisesi, diğeri de 1965’te kurulan İskeçe’deki Muzaffer Salihoğlu Lisesidir. Şu anda da faal olarak çalışan Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 129 ilkokulumuz vardır. Ama son on yıl içerisinde 60 ilkokulumuzu kaybettik. Öğrenci sayısının azlığı bahane edilerek bu okullar kapatıldı. Halbuki Lozan Antlaşması’na göre özel ve özerk okullardır. Haksız bir şekilde kapatıldığını düşünüyoruz.” Görüşlerine yer verdi.

    “SAYIN ERDOĞAN’A, AVRUPA’DA, ALMANYA’DA MİTİNG YAPMA İZNİ VERİLMEZSE, SİZE VERİLİRSE GİDERMİŞİNİZ? GİTMEM, DEDİM.

    Muharrem İnce, burada yaptığı konuşmada, “Malumunuz Türkiye’de bir seçim var. Geçenlerde AB ülkeleri büyükelçileriyle iftarda buluştuk. Yunanistan Büyükelçisi de vardı. Avrupa’daki bütün büyükelçiler de vardı. Bana dediler ki, “Sayın Erdoğan’a, Avrupa’da, Almanya’da miting yapma izni verilmezse, size verilirse, gidermisiniz? Gitmem, dedim. İkimize de verilecek, yoksa gitmem, dedim.” Diyerek konuşmasına başladı ve şöyle sürdürdü:

    SİZLERLE DERTLEŞMEYE GELDİK

    “Bugün buraya gelmemin nedeni de aramızda bir gönül bağının, soy bağının olmasıdır.  Ben bu topraklardan gitmiş bir ailenin çocuğuyum. Aslımız, Tanrıdağı Yörükleridir. Osmanlı’nın iskan politikası sonucu atalarım buraya gelmiş  ve burada yaşamışlar. Drama’da, Karasu’nun batısında kaldıkları için mübadelede Yalova’ya gitmişiz. Sizlerle dertleşmeye geldik. Amacımız, ne Yunanistan’ın içişlerine karışmak, ne başka bir şey, ne de propaganda yapmak. Buradan Bulgaristan’a Kırcaali’ye gideceğiz. Yarın da Bursa ve Bilecik’teyim. 24 saat çalışıyoruz.

    BARIŞACAĞIZ, BÜYÜYECEĞİZ VE BÖLÜŞECEĞİZ, DİYORUM

    Derdimiz, barış. Türkiye’de barış olsun istiyoruz. Türkiye’de insanlar birbirleriyle kucaklaşsın istiyoruz. Bir büyük şemsiye kuralım, diyorum. Uzlaşma, diyorum. Demokrasi, diyorum . 3B diyorum; Barışacağız, büyüyeceğiz ve bölüşeceğiz, diyorum. Türkiye’de barış derken, bölgede de barış, Balkanlar’da barış, Kafkaslar’da barış , Ortadoğu’da barış, diyoruz. 4 milyon Suriyeli bizde yaşıyor, Türkiye’de yaşıyor. Onlara 40 milyar dolar para harcadık. Bunlar olmasın istiyoruz. İnsanlar rahat yaşasın, huzurlu yaşasın istiyoruz.

    Sizlerin sorunlarınızı da biliyorum. İnşallah 24 Haziran’da Cumhurbaşkanı seçileceğim. Onu görüyorum. Bunu başaracağız.

    TÜRKİYE DE, YUNANİSTAN DA EGEMEN GÜÇLERİN, EMPERYALİSTLERİN UŞAĞI OLMAMALIDIR

    Siz, başka bir ülkenin, Yunanistan’ın vatandaşısınız. Çağdaş bir devlette, demokraside olması gereken nedir? Hangi ülkenin vatandaşıysan o ülkeye vergi vereceksin. O ülkenin kalkınması için, refahı için uğraşacaksın. O ülkenin yönetimine katılacaksın, söz sahibi olacaksın. Ama, kimliğini de unutmayacaksın, dediğimiz bu. Evrensel bir değer bu. Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de her yerde kabul edilebilecek bir şey bu, aykırı bir şey söylediğimiz yok.

    Yunanistan’la Türkiye arasında problemler var mı? Evet, pek çok problemimiz var. Demin söylediğimi bir daha söyleyeyim. Ege’nin iki yakası bir araya gelmeden, bu iki ülkenin yakası bir araya gelmez, dedik. Rahmetli İsmail Cem’den bu yana söylediğimiz doğru bir sözdür. Türkiye de, Yunanistan da egemen güçlerin, emperyalistlerin uşağı olmamalıdır. En önemli cümle belki de budur.”

    İnce ve heyeti daha sonra da Dr. Sadık Ahmet’in kabrini ziyaret ederek dua etti. İnce’yi burada DEB Partisi Kadınlar Kolu ile Levent Sadık Ahmet karşıladı.

    Muharrem ince son olarak Yunan emniyet teşkilatından polislerin elini sıkarak iftara katılmak üzere Kırcaali’ye hareket etti.

    Please publish modules in offcanvas position.