| Kırcaali'de Türkçe heyecanı |
|
|
| Salı, 23 Şubat 2010 | ||||
|
21 Şubat Anadil Günü dolayısıyla 22 Şubat Pazartesi günü Kırcaali belediyesi tarafından “Anadil Günü” düzenlendi. Gün dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde Bulgaristan’da Türk Dili’nin öğretilmesi, okullarda zorunlu hale getirilmesi ve Türk halkının bu konuda nasıl duyarlı hale getirileceği tartışıldı ve çocuklar arasında Türkçe ve Bulgarca kompozisyon yarışması düzenlendi. Etkinliğe Bulgar hükümet ve bakanlık yetkilileri, Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz, Eğridere (Ardino) Belediye Başkanı Resmi Murat, Ömer Lütfi Kültür Derneği Başkanı Müzekki Ahmet, Sadullah Hayrullah Dede, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman ve Yönetim Kurulu üyesi Necmi Abdülrezzak, Kırcaali Ombudsmanı Akif Emin, İbrahim Baltalı v.d. kişiler katıldılar. Etkinlik Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz’in konuşmasıyla başladı. Daha sonra da Bulgaristan’da anadilin öğretilmesi konusundaki sorunlar ve yapılması gerekenler vurgulandı. Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman yaptığı konuşmada anadilin önemine değindi. Toraman, " Dünyaya gelen her çocuk, dili etrafındaki insanlardan öğrenir. Onların çıkardıkları sesleri dinleye dinleye, taklit ede ede, dilin sistematiğini kavrar ve sonuçta çevresinden işittiği dili konuşur.Bütün toplumlarda çocuğa en yakın olan annesidir. Çocukla iletişim sağlayan, ona dili öğreten annesidir. Anadilin sistematiğini kavrayan çocuk, anadilde düşünür. Yeni fikirleri anadilde düşünerek üretir. Büyüyen çocuk, yeterli olanaklar sağladığında ana dilini sadece konuşmakla kalmaz, aynı zamanda anadilinin yazı dilini öğrenir. Bir insanın, ben anadilimi tam olarak biliyorum diyebilmesi için, anadilin hem konuşma, hem de yazı dilini çok iyi bilmesi gerekir. Yalnızca konuşma dili, dil üzerinde insiyatif sağlamak için yeterli değildir.Burada dikkat edilmesi gereken nokta; çocuğun anadili, ailesinin, çevresinin ve soyunun dilidir. Çocuğun aileden, çevreden, soydan ve ulusundan belirli, bilinçli bir öğrenim evresi olmaksızın edindiği dile anadil diyoruz.Bu anadil tanımından sonra, anadil eğitiminin önemine değineyim:Bütün eğitimcilerin kabul ettikleri gerçek; çocukların kendi anadillerinde düşündükleri ve kendi düşüncelerini anadillerinde daha doğru ve rahat ifade ettikleri gerçeğidir. Okuma - yazma öğelerinden yoksun bir dil, gerçek anlamda bir toplumsal yaşamı ifade edemez. Yazı dili olmaksızın ne bilim, ne sanat, ne de kültür gelişebilir ve gelecek kuşaklara aktarılabilir.Anadilde eğitim hakkı, her şeyden önce temel bir insan hakkıdır ve aynı zamanda bir ulus olarak var olma hakkıdır. Büyük dil bilimci Harkort “ Dil ulusun aynasıdır.” der. Her ulusun farklı kültürü farklı yapılanması vardır. Bütün bu özellikler ifadesini dilde bulur. İnsanın en iyi benimsediği ve severek kullandığı dil, doğaldır ki kendi anadilidir. Aynı zamanda, anadili, bilginin oluşmasında en büyük etmendir.Başka bir düşünür K. Marks,“dil düşüncenin kendisidir.” der. Birey, olguları, dilin gelişimine bağlı olarak bilince çıkarır, düşünce üretir ve bilinçlendikçe dil gelişir.Konfüçyüs’e göre de; “dil bir tolumun en önemli kültür değeridir.” Balkanların en belirgin özelliği çok kültürlü oluşlarıdır. Bu çok kültürlülük toplumları ayıran değil birleştiren bir zenginlik olarak görülmelidir.Batı Trakya Türk Azınlığını diğer azınlıklardan ayıran en büyük özelliği anlaşmalarla bırakılmış olmasıdır.Batı Trakya İlkokullarında ve Ortaokul ve Liselerinde eğitim Türkçe ve Yunan dilinde yapılmaktadır..." görüşlerine yer verdi. Görüntüleme sayısı: 385
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Bu yazıya ilk yorumu yazın



